İster Lavaşa,İster Somuna


Hayat'ın aslında ; ''Yaşama amacımız nedir?'' , ''Niye geldik niye gidiyoruz eyy cemaat?'' , ''Dünya tepsimidir yuvarlakmıdır,yoksam başkamıdır?'' gibi sorularla beyinlerde fırtınalar yaratacak kadar büyütülecek bi yanı yoktur. Kimine göre soluk alıp verdiğimiz bir yer, kimine göre tamamen yaşanacak bir yer,kimine göre ise çok fani işler..
Bana göre de bi ''Tantuni'' den öte değil.. Acıktığımızda sürekli ısırıyoruz onu ve bi eksiğimizi tamamlıyoruz.
Kimimiz kağıdına sarıyor elim batmasın diye yapmacık yapmacık,kimisi ise hapur hupur yiyor zevk alarak.. Elinin batmaması için kağıt kullanan kesim soğansız yiyor pinpirikli ya kuralcı takılacak.. Happudu hupputu götüren illaki soğanlı çünkü biliyor işini,tadı çıkmaz yoksa.. Velhasıl hepimiz ''Tantuni Tarikatı'‘ nın esirleriyiz.. .)
Bazen bu ''Tantuni''nin arasını açıyor limon sıkıyoruz,tıpkı hayatta olduğu gibi..Güzel bir muhabbetin terkisine taş koyulan anlarda olur ya aynen öyle..
Yanında süs biberi ısırıyoruz,bile bile acıyı istiyoruz.. İnsanoğlu'nun hayatta sadece mutluluğu taşımadığı gibi..Acı esansını usul usul veriyor biber dilimize,tıpkı hayatın damarlarımıza şırınga ettiği gibi acı'yı..
Sevdiğim,değer verdiğim,adam gibi adamlardan kimin ağzı yandıysa bu hayattan ben Ayran'ı olmaya hazırım... Yeter ki başka ayranlarla karıştırıp beni çalkalamasın..!

0 yorum:

Sayac